Aktif ( Sitedeki ) Üyeler
Listesini Görebilmeniz İçin
Üye Girişi Yapmanız Gerekiyor
Aktif Misafir : 70 Aktif
Üye: 6
Mesaj Panosundaki Mesajları
Görebilmeniz Ve Cevap
Yazabilmeniz İçin
Üye Girişi Yapmanız Gerekiyor
Yazılı Şiir Arşivi >>> Mustafa Cilasun Şair'ine Ait Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda! Adlı Şiir'i Okunuyor...
Mustafa Cilasun
Şiirlerim
:
<<<---- Şiirlerim ---->>>
Ah karşılayan dağlar!
Ah söylemez mi dil sana hicranımı!
Aşk, ruhun esini kalbinde şevkidir!
Belki bir gün anlarsın!
Ben olmayınca!
Çözme yüreğimi esir alan sirkatin acısını!
Ey gamlı hazan susma efkârım hicranına!
Ey sevgili!
Gece sessiz ve karanlık, her şey uyumuş!
Gözlerimden sine-i melalimi okuyordu!
Gün gamlı, hal yaslı, kalp efkârlı!
Kalbim aşka adanınca!
Ne aşkı tattım ve ne de sevdaya ulaştım!
Ne söylesem, hicranı nefeslensem kar etmez!
Ne sözüm ne de özüm kaldı!
Niye suallerim yüreğimi yoruyor!
Ruhum kalbime ne söylüyor!
Sen gittikten sonra!
Unutabilsem!
Yangınlar yaraladı ruhumu aşka ne söylerim!
Yüküm ağır, gel birde sen bizar bırakma!
Acıda olsa sabırla!
Açık denizler aşkın dilini şehrederler!
Açılırken perdeler neyi müjdeler!
Ağla, yeter ki ağla, kalbi inşirahı anla!
Ağlama!
Ağlamaktan yine zehroldu bade-i hicranım!
Ah kalbim aklımla avareyim!
Ah kalbim aşkla iç içesin!
Ah ne söylerim!
Akşam kızıllığından suya!
Akşam ruhumun kabrinde bir başka güzel!
Al düşlerimin kopan gül yaprağı…
Al götür gittiğin yere!
Aldı götürdü ummana, esin uğruna!
Alıp götüren ansa yürek bilmem niye hicranda!
Anlarda kalan zamanlar!
Ardı Sıra Açılınca Sayfalar!
Artık her şeyi yok say, açmayacak bahar!
Artık vakit gelmişti!
Aşk çilenin sesinde sürurdur!
Aşk içinde gizlenen ölüm!
Aşk kalbindir!
Aşk ruhun mihrabında neyi bekliyor!
Aşk ruhun mihrabında neyi bekliyor!
Aşk sessizliğinde nefesimi dağlar!
Aşk sizde hecedir!
Aşk, kalp için varsa şahadet sevda yolunda!
Aşk, ruhun esini kalbinde şevkidir!
Aşk; kalbin hicranında sevdayı umuttur!
Aşkın Dirliğinde Nefesler!
Aşkınla sürünsem bu nefesle göçüp gitsem!
Ateş neylesin seni!
Atık vakit geldi esin mekân değiştirdi!
Ayaklardan arta kalanlar!
Ayaklardan arta kalanlar!
Ayrı geçen her lahza sonsuz elem veriyor!
Ayrık otu nizamsız nefs gibidir!
Bahara ermedi kalbim hazan olup gidiyor!
Belki çekip gitmeliydim!
Ben ağlayım, bahtın için kime yanayım!
Benden esirgeme!
Benzer sahneler!
Bırak aksın, hicranın bağrında anlamlaşsın!
Bilirim sonu yok bu sevdanın!
Bilmem ki nasıl bir lisan-ı hal ile anlatayım!
Bilmem ki ümidin firakı kalbine ne söyler!
Bin bir dert ile aşkla yanan gönül!
Bin hüzün güftesiyle sinemi dağlarım!
Bir gün umut esinle aşka erişecektir!
Bir hüzzam şarkı misali içim ağlıyor!
Bir hüzzam yerine nihavent sun!
Bir ömür ağladım mı güldüm mü!
Bir Sen Kaldın İçimde Kalbim Sahibiyle!
Bir sır gibi sakladım yıllarca esinini!
Bir ümit sun ne olur kalbin ab’ına!
Bir zamanki elbet bitecektir her an!
Böyle söylüyordu!
Böyle zamanlarda hüzün!
Buğulu gözler kimi özler!
Buruk bir veda!
Buzlar!
Cezbeyi halin divaneyi sevdanın!
Çaremi aramak!
Çaresiz sustum söyleyemedim!
Çek git artık!
Çileler sessiz, gönüllerde habersiz!
Çözemediğim düğümüm!
Demek ki yaşanacaktı!
Derdimi Ummanlara döktüm!
Dil lal oldu, gönül hicrana gark oldu!
Dil lal olsa, kalp aşkın süruruyla ağlasa!
Dil sükût edip, kalp titreyince!
Dil Vaktinde Şad Olacak!
Dinmeyen bir sızıydı!
Dinmeyen bir sızıydı!
Dinmeyen efkârın firakıyla şad mı olayım!
Dinmeyen kalbimin sesini ne vakit işiteceksin!
Dön artık!
Düşen Gözyaşlarıydı!
Düşlerimin temasıydın!
Düşlerin güzelliğinde!
Ecrin kadrinde yoğrulmak!
EĞER SEN!
Evet, çaresizdim!
Ey aşk yeter ki halimi anla!
Ey badı sabah için hıçkıran gönül!
Ey bekleyen sevdalım!
Ey gizlenen yar!
Ey gül-ü yar niye ağlarsın söyle!
Ey gün sende giderken!
Ey gün sende giderken!
Ey hakikatim!
Ey kalbi sürur nerdesin!
Ey kalbim edeple bir seferdeyim!
Ey kalbim esin kimindir!
Ey kalbim niçin ağlarsın!
Ey yolcu!
Farkı anlayamıyordum!
Figanınla gülüyor, eleme göçüyorsun!
Firkatin aldı bütün şevkimi ey didarı nar!
Firkatin aldı götürdü süruru neyleyim!
Gecenin kalbinden deryanın uzletinden dem!
Gecenin yarısında hicran!
Gizlediğin hıçkırıkların!
Gizlediğin hıçkırıkların!
Gizleme hüsranını efkârı gamını!
Gönlüm burukken ne söylerim!
Gönlüme hüzün sökün etti yine!
Gönlümü başka emellerle mi avutsaydım!
Gönül hüzne ram olunca neyleyim!
Gönül kervanımda sancılı şafak!
Gönül ram olacaktır aşka edep farkıyla!
Gönül sızını anlatan yaşlar!
Gönül söz mü dinler, nizamı neyler!
Gözlerin direniyordu!
Gözlerin kalbini anlatıyor!
Gülün çeşidini neyleyim!
Gün çekildi artık gören yok!
Gün gelir gözyaşlarını kurutursun!
Gün mehtabın sine hicranın deminde!
Güneş ne vakit doğacak, kalp rahatlayacak!
Günle gülen bir güldün!
Haklısın anlatamıyorum!
Hangi günahın azabına metfunum!
Hani aşkın esrarı hikmetinden söz edecektin!
Hani gözyaşlarını unutturacaktın!
Hasretim olan sevgili!
Hasretin daveti!
Hasretinle!
Hayalin avuçlarımda mısralaşırken!
Hayat yine yalan söyledi!
Hayatın akışında!
Hazan bir hüzünlü şarkısın sen!
Hazin geliyor yürek titriyor!
Herkesin bir gönül hikâyesi var ey yar!
Hicran ah yine hicran!
Hicran filizlenince!
Hicran sökün edince!
Hiç görmesem de!
Hiç kalbimin esrarı senasını duydun mu ki?
Hissedilmeyince!
İçim göçüp gidiyor neyleyim!
İçime hep hüzün doluyor!
İdrake meftun bıraktıran ülfetin!
İki kez düşünerek yazan!
İki kez düşünerek yazan!
İnanma!
İnleyen umudum mu yoksa benmiyim!
İnsafınız yok mu eriten yıllar!
İnsafla nazar edilse!
İrşada muhtaç kalbim ne hazan!
Kader, kime şikâyet edeyim!
Kalan nefesten bir sahne!
Kalb vesayet altındadır!
Kalbi olmayınca!
Kalbi sürur ruhuma ne söylüyor!
Kalbim aşka adanınca!
Kalbim aşktan azade olacaksa, solacak!
Kalbim Yorgun Ruhumda Suskun!
Kalbimin nidasıdır umut!
Kalp edebin, ruh ezelin şahikasında!
Kapıları açmak ve kalpleri uyatmak!
Kapıları açmak ve kalpleri uyatmak!
Kaybolan insanlık!
Kırdın ümidimi, yıktın şu gönül lânesini!
Ki bir ilaç sun artık sine-i payeme!
Kim inanırdı!
Kimi sevsem ülfetiyle aşka erişsem!
Kimseye şikâyet etmem!
Kurşundan beterdi sözlerin!
Kurşuni sokaklarda!
Mağrur gözyaşların sinemi dağlıyor!
Mahzun gönül heyhat şad olacak mı?
Mahzun nefesler!
Melalim ne vakit şevke kanacaksın!
Merhem koyup onarma sinemdeki yarayı!
Mevsimler yas tutup, çöller aşk için ağlasın!
Mızrap vurarak fecri ağartsam gönül ne olur!
Müşahhas bir ölçü!
Nasıl diliyorsak!
Nazarında eriyen bir nefestim!
Ne aşkı şehre denim, gönül dilini bilirim!
Ne bir çiçek kopardım ne kalpte yer aldım!
Ne bir hüzün iştiyakıydı şikâyetin!
Ne bir iz, ne bir ses vurgun yemiş hali nefes!
Ne bir ses var ve nede heves yar!
Ne can ve ne de canandır nara akan!
Ne çare akıyor zaman!
Ne gam ne de bir şan, aşksız ne perişan!
Ne gönlün seyranı ne vecdin hicranı!
Ne haber verdin ve ne de bir sürur!
Ne hal kaldı, ne ruhum umutla kanatlandı!
Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda!
Ne kadar zülmetsen ah etmem sana!
Ne kaldı sevda olmayınca!
Ne latif bir şehirdir Kayseri!
Ne sen sor ve ne de ben söyleyim!
Ne söylesem bilmeyeceksin!
Ne söylesem fayda etmeyecek!
Ne Söylesem Nefesi Hüzünle mi Derlesem!
Ne söyleyim, aşkın şevkinde eriyeyim!
Ne sözüm ne de özüm kaldı!
Ne vakit boyun büküp gözyaşı döksem!
Ne yapsam sen geliyorsun aklıma!
Neden nedir ki!
Nefes hicran ile derdest olunca!
Nefesim garipleşirken dem!
Nefesimle anlamlaşan an!
Nefesin anlattığı hasreti!
Neydi anlatamadığım hüzünlü sızım!
Neydi ecriyle hasrolduğumuz yakarışımız!
Neydi fark edemediğim ayrıntı!
Neye açım!
Neyleyim gönül lütfu inayete hasretse!
O Eller!
O yolda yürümek!
Olması dilenen!
Oluyor bazen acı külfet!
Ona uzanmak bir hayaldi!
Onun sesiydi!
Onunla gelen!
Oysaki aradığım kalpti!
Ölüm kalbimde bir hancı!
Ötelerin Sesi Aranır Şiirde!
Özlenen hicran!
Pişman Olursan Bir Gün!
Puslu aynaların hicranında bizarım!
Razıyım ben!
Renklerinde eridiğim öğüt!
Renklerinde eridiğim öğüt!
Rest çekmiştin!
Ruhum kalbime ne söylüyor!
Ruhum sendelenirken dem!
Ruhumu mest eden ayetler!
Ruhumun göçebeliği!
Rüzgâr susmuş ses vermiyor!
Sana kıyamam!
Sana yazmak!
Sancılar kime kaldı?
Sebep sensiz gönülde filizlenen esinsin!
Sen ağlattın bende ağladım!
Sen anlamazsan!
Sen benim kaderim değilsin!
Sen bilirsin sahibimsin sen en yücesin.
Sen bilmezsin!
Sen fevkalade bir farksın!
Sen gittikten sonra!
Sen hasretimdin!
Sen kalbinden habersizken!
Sen ki evvel emirde tenin derinliğinde!
Sen ki halin erdemi dertlerin esirisin!
Sen nerdesin ve hangi haldesin!
Sen sevme!
Sen unutsan da ne çare!
Sen ve ben!
Sende bizarsın!
Seni kalbine emanet ediyorum!
Seni özlemek!
Seni Severken!
Senin varlığınla aşkın şevkine vardım!
Seninle ey gönül!
Sensiz bir iklimde!
Sensiz nefessiz!
Sensizlik matemdir!
Sensizlikte!
Sessiz bekleyiş!
Sessizliğin en nedametli esrarında!
Sessizliğin izleriyle!
Sessizliğin seyrindeki nefesim!
Sevda yolunda!
Sevgi zail olunca artıyor şiddet!
Seyrediyorum o tepeden Kayseri’yi!
Sızıyla andığım özlem!
Sine-i melalim hicranı aşkla yaşar!
Sinem hicrana gark oluyor!
Sinemden bir hüzün akar!
Sisli bir mazinin efkârıyla hıçkırırken!
Siz sabırla dinlerken!
Sizi gıyabınızda anarken!
Sizi kelamınızı okumak!
Sizinle ruhi iklimde muhabbet!
Sokakta adımlarken!
Solgun yorgunluk!
Sorma, kalbin sızısını okuyup kaybolma!
Söyleyemem aşka ram eğleyen ülfet feyzini!
Söyleyemem derdimi!
Söz sabırla bir başkadır kalbi olursa!
Sözü edilen Hikmet!
Sus söyleme, hüznü nefeslenme!
Suskun yüreğin dinmeyen hicranı!
Susmak sine-i mekânda yanmaktır!
Sustum, yutkundum ve umutla duruldum!
Şahadetin payesinde umudun sahnesinde!
Şayet aşk yaşanmazsa umudun kurur!
Şayet bir suçlu aranırsa evet benim!
Şimdi yoksun yanımda!
Titreten anın firakında şimdi bizarım!
Titreten o melalin firkatiyle şad olayım!
Umut olmak için!
Unutmadım, unutamadım!
Utanıyorum!
Üzmek bu kadar kolay!
Üzülmek ve ezada nefeslenmek!
Vakit geçse de!
Ve beklenen barbarlık sergilendi!
Vurdu yine gönlümü şu mahzun hazan!
Vurgun misali!
Vurgun yemiş bir nefesin halindeki aşk!
Vurgunum ey yar!
Yalan değil yanlıştır!
Yalnızlığın Adımlarıyla!
Yaşlandım, yüzüme hüzün vurdu!
Yetmedi mi figanı lahzanın hıçkırıkları!
Yetsin artık bu hüzün!
Yokluğundur hicran!
Yokluğundur hicran!
Yorgun düştü bu gönlüm!
Yüreğimin hicran kayalığına çarpan dalgalar!
Zaman İçin Akan Gözyaşları!
Hikayelerim
:
<<<--- Hikayelerim --->>>
Akşama yakın bir vakitti. Aşk öyle bir düşer ki nasibi doğrultusunda! Bir akşam acil servisi! Düşünmek onunla el ele yürümeyi denemek! Garip bir zaman diliminde çalan telefon! Nakşeden İzler (anı roman 2) Nakşeden İzler (anı roman 3) Nakşeden İzler (anı roman 4) Nakşeden İzler (anı roman 5) Nakşeden İzler (anı roman 6) Nakşeden İzler (anı roman 7) Nakşeden izler (anı roman) Oysa bir kızdı! Zavallı hocam!
Makalelerim
:
<<<--- Makalelerim --->>>
Sokak arasında gezerken! ÖZ GÜVEN Hicranımı Paylaşan Dost`a! Anlamak isteyenler neyi önceliyorlarsa! Anlamak isteyenler neyi önceliyorlarsa! Anlamaya çalışıyorum lakin! Artık Giderken! Beyan uygulamalarla orantılı olursa makbuldur! Bilinç yetersizse! Biraz Edebli Olmanın Kime Ne Zararı Var Biraz şaşkındım! Canı veren Hakk, emri verendir muhakkak! Çaresizlik! Dilenmese bile tekerrür eden! Düşüncelerimi takip eden yorgunluğum! ETKİNİN ÖNEMİ Ey değer sizi tanımaktan müstefit oldum! Gecelerin haşyeti Her şey bu kadar aşikârken! Hiç tahkik edilmeyen acı olan gerçekler! İçsel bir sitemin izlerinde giderken! İNSAN VE GERÇEK Kimler ki suçlayanlar! Kimliğin müşahhaslığı! LİYAKAT VE ÖNEMİ Mehmet Âkif Ersoy'dan ölümsüz çağrı Olmalı İllaki Edebiyat Gönül Kürede Sen bilmezsin! Sizi biran düşünürken! Suçlamakla başlamak! Tahkiki Elden Bırakmamalıyız! Tespit ve teşhisler Tüm bunlar türban içim mi? Vehimlerin kuşattığı darboğazda nefes almak! YAPRAK VE KUŞ
Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda!
Alıp götürüyor bazen sessizliğin ocağına
Sessiz kalbin penceresinden ve gönlün derinliğine nüfus ederken
Halin senasını,insanın vefasını,ömrün hicranını aralıyorsun
O an ve geçip giden zamanın ahında hüznü soluyorsun
Ruhuma yaklaşan ilhamın arında
Aklıma hitap eden,irademi yeksan eden safhaların narında
Nefsimin açmazları ve kalbimin yorgun melali
İçime acı veriyordu ve sualler sıralanıyordu
Niye bu kadar bedbinlik hali kuşatmıştı
Yaşamaya mecbur olduğum insanlık verdiği ahdi unutmuştu
En kutsi beldeler ve talan edilmiş gönüller masummuydu
Niye kalbin sahibi ve arzın banisi aşkla anılmıyordu
Oysa esrarın perdesi aralanmıştı
Müjdenin en letafetlisi takvaya hasredilmişti ne değişmişti
Belirsizlik ve isteksizlik kalplerin derdimiydi
Peki, o vakit akla nasıl bir gerekçeyle nazar edilmeliydi
Mazinin puslu sayfaları tozlanmıştı
Ne hakkıyla tarihin talimi vardı ve ne de sosyolajikhakikatler
Devşirme adına ne varsa ve nesilleri uysallaştırmak maksat olunca
Türlü bahene ve taraneler ihdas edilmiş olarak sokaktaydı
Millette panik ve korku hakim olmuştu
İllegalite adına ne varsa hoyratça kalplerin işgaline koyulmuştu
İnsan ve zafiyet içinde nefes alan can yıllarca çileyle uyutulmuştu
Nafakayı temin adına ne varsa adeta şeri hukuk olmuştu
Mustafa CİLASUN
Şiiri okuma adresi (URL):
Eklenme Tarihi
:
Toplam Okunma
:
Toplam Gösterim
:
Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda! Şiir'i İçin Yapılan
Yorumlar...
Ne kadar sakınsamda aşk esini ruhumda! Şiir'i İçin Sizde
Düşüncenizi Bildirmek İstermisiniz?